Ölümle ilgili inançlar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Ölümle ilgili inançlar

Mesaj tarafından Gothsemane Bir Perş. Ağus. 16, 2007 2:51 pm

* Eski Mısırlılarda ölümden sonraki yaşam tehlikelerle doludur. Bunlar ancak büyü yoluyla yokedilebilirler. Ölü kişi mezarın içinde ya da çevresinde varolmaya devam edebilir veya ölümden sonraki yaşam içinde yolculuk yapabilir. Ölüm ile diğer dünyaya katılma arasında yargı yer alır. Ölü kişinin kalbi, bir terazide tartılır. Eğer kalp ile ruh dengede kalmışsa sınav başarı ile sonuçlanmış demektir ve ölü tanrı Osiris’e sunulur. Yargı anında “Yeyici” ya da “Ölülerin Yeyicisi” adı verilen melez bir dişi canavar bulunur. Görevi sınavı başaramayanları yok etmektir. Hanedanlar öncesi dönemde ölüler çölün kenarında kazılan sığ çukurlara konuluyor ve üzerleri kumla örtülüyordu. Kuru atmosfer içinde kızgın kum ile temasla, daha dokular bozulmadan ceset su kaybına uğruyor ve böylece bedenler tümüyle doğal yollarla korunmuş oluyordu. Hanedanlar öncesi dönemin sonlarında ise mumyalama geleneği gelişti.
* Tarih öncesinde Anadolu’da ölüler cenin biçiminde gömülürdü Ölülere ayrılan yerin küçüklüğü, cenin durumunun doğumu, yemek yeme vaziyetini temsil ettiği, ana rahmindeki duruşu taklit ettiği ve öte dünyaya doğduğu gibi göçtüğünü simgelediği, ölünün hortlamasından korkulup bağlandığı ve bu bağlama için en uygun durumun bu olduğu ve aynı zamanda da uyku durumunu temsil ettiği ve de ölümün de bir nevi uyku durumu olduğu düşünülmüştür.
* Hattiler’de ölüler, cenin biçiminde, dizleri bükük olarak gömülüyor, yanına günlük hayatta kullandığı altın taçlar, kemer, gerdanlık, küpeler, gümüş tarak ve aynalar, kupa, sürahi gibi birçok eşyalar konuluyordu.
* Yahudiler’de ise ölülerin gömülmesi basit bir şekilde yaplır. Hahamların bulunması gerekmez ve çiçek koymazlar. Ölünün vücudu bir kefene sarılır ve genellikle basit bir tabutun içine konulur. Yas, ilk haftada çok yoğun, ilk ayda daha az ve bir yıl boyu giderek azalan bir biçimde tutulur. Yaslı, bundan sonra normal yaşama döner ve sadece yıllık anma törenleri yapılır.
* Tibetliler’e göre, ölümden hemen sonra, birçok ruh isteklerinin aksine sürükleniyorlar ve bir çeşit dünyasal yaşamın kozmik artığı olan hedeften uzak kalarak, reenkarnasyon kaderine bağlanıyorlar. Bunun adı kişisel öncelik ve özgürlük ve Amerikan toplumunun üstüne dayandırıldığı temeldir; bu yüzden batılıların özgür isteklerden mahrum edilmiş bir öbür dünyayı kabullenmede zorlanmalarına şaşmamak gerekiyor. Prof.Kramer;”Batıda biz bireysellliğimize değer veriyoruz;
isteklerimiz bilinçle ve özdeşlikle birleşiyor”diyor.
* İran kökenli antik Zerdüşt dininde can çekişmek, ölmek ve ümidin yok olması örneğinde olduğu gibi. Cennete ulaşabilmek için ruhun cehenneme düşmeden bir ateş köprüsüden geçmesi lazım.
* Yeni Gine inançlarında ölü, tüylü ve memeli bir hayvanın ardından karanlık ve soğuk bir ülkeye doğru gidiliyor.
* İzlanda efsanelerinde ölümden sonra yaşanan dünya, donmuş çorak bir toprak
olarak tarif ediliyor.
* Venezuela’daki Waraolar kendi köylerinden çıkan bir çok yolun dünyanın sonuna
gittiğine inanıyorlar. Ölümlerinden sonra hayattaki yaşamlarına göre belli bir yol onlar için belirleniyor. Gökyüzündeki krallığa hayattaki davranışlara uygun bir şekilde gidiyorlar.
* Meksikalılar ölüm gününde ölü çocukların mezarlarında mumlar yakıp oraya
şekerler bırakıyorlar. Mumlar titremeye başlarsa bu çoçukların gelip şekerlerin
esansını aldıklarının işareti olarak görüyorlar. Biz bunu şairane bir fikir olarak kabul ederken, Meksika’daki mum yakan kişiler için bu deney gerçektir.
Çocuklar gerçekten dönmüş oluyorlar ve böylece ölülerle bağlantı kurmuş
olunuyor.
* Çin’de atalara çok büyük bir saygı var. Onlarla bağlantı kurmak için özenle
düzenlenmiş törenler var. Ölüleri önemli kararlar verileceği zaman çağırıyorlar.
* Afrika’daki bazı kabileler ölüleriyle bağlantı kurmanın zorunlu olduğuna inanıyorlar. Bu sistemde ölü büyükbabaya ve büyükanneye bakmanız ve onlara hediye vermeniz
lazım. Eğer bunu yapmazsanız ruhlar çok kötü olabiliyorlar ve cehennemin ipleri
kopuyor.
* Nijerya’da Yorubalar, hayat mutluluk ve acıyla başladığı için ölümün bir parçasın da
acı olması gerektiğine inanıyorlar. Onlar avın başarısını takip eden bir tanrıya inanıyorlar. Öldükleri an av sırasında yaşamış oldukları olayları, yargılanmalarını ve tehlikeleri bir daha görüyorlar ve bunlar acı, terör ve üzüntüleri de içeriyor.

alıntıdır...
avatar
Gothsemane
Loca Üyesi
Loca Üyesi

Kadın
Mesaj Sayısı : 260
Yaş : 26
Kayıt tarihi : 14/08/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz